Gecenin içinden yankılanan, karanlıkla sarmaş dolaş bir aşk…
“To Hell-sinki and back” ya da “goth’n’roll” olarak da bilinen HIM, sadece bir dönemin değil, bir duygunun da temsilcisi olmuştur. 1991’de Finlandiya’nın soğuk ve sessiz kıyılarında, Helsinki’nin bir banliyösü olan Oulunkylä’da vokalist Ville Valo ve basçı Mikko “Mige” Paananen tarafından kurulan grup, kendi yarattıkları “Love Metal” ile hem müzik sahnesine hem de dinleyicilerin kalplerine iz bıraktı.
Başlangıçta “His Infernal Majesty” olarak adlandırılan grup, 1997’de HIM adını aldı. Ville Valo, ismimizin şeytani çağrışımlarının grup için uygun olmadığını belirtmişti. Bu değişiklik, grup için uluslararası alanda daha tanınır ve telaffuzu kolay bir kimlik sağladı. İlk dönemlerde grubun black metal olarak algılanması ve konserlerdeki corpse paint görüntüleri, grup üyeleri tarafından sıkça basında yalanlanmıştır.
HIM’in ilk albümü “Greatest Lovesongs Vol. 666” (1993), başlangıçta büyük bir başarı elde etmedi ancak Finlandiya’da küçük bir takipçi kitlesi kazandı. Ardından “And Love Said No” (1994) albümü, daha ticari bir sound ile daha geniş kitlelere ulaştı. Grup, nihayet 2003’te çıkan “Love Metal” albümü ile ana akıma girdi; albümün ilk single’ı “Funeral of Hearts” Finlandiya’da büyük bir hit oldu ve albümü platin satışa taşıdı.
Grup, dört stüdyo albümü ile “Love Metal” alt türünü geliştirirken, Ville Valo’nun şarkı sözleri ve seçilmiş cover’lar sayesinde hem melodik hem karanlık bir atmosfer yarattı. Temalar tutarlıydı: karanlık ve ışık, iyi ve kötü, romantik ve tehlikeli karşıtlıkları; aşk şarkıları ve 666, gölgeler ve parıltılar arasında bir denge kuruluyordu.
HIM’in en popüler şarkıları arasında “Heartkiller”, “Right Here in My Arms” ve Chris Isaak’ın cover’ı “Wicked Game” yer alıyor; bu şarkılar Finlandiya listelerinde üst sıralara çıktı ve Grammy adaylığı kazandı. Bu başarı, HIM’in hem Finlandiya’da hem de dünya çapında kendine sağlam bir yer edinmesini sağladı.
Şarkılarında vampir mitolojisi, kişisel kayıplar ve edebi göndermeler buluşturuluyordu. Ölüm, ayrılık, çürüme ve arzu… Ama tüm bu karanlık asla soğuk veya umutsuz değildi. HIM’in karanlığı her zaman loş, bir mum ışığı kadar titrek ve zarif, içe işleyen bir sıcaklıktaydı.
Ville Valo, sahnede sadece şarkı söylemekle kalmaz, bir hikâye anlatırdı. Hikâyeleri çoğu zaman yarım kalmış aşklar, suskun vedalar ve kimseye anlatılamamış iç dökümlerle doluydu. Sesi kadifeydi ama içinde cam kırıkları gizliydi; bariton tınısı, HIM’i sıradan bir metal grubunun ötesine taşıyordu.
Rock grubu olmanın zorluğu ise yalnızca sahnede değil, uzun turne ve prova saatlerinde, evden uzakta geçirilen aylar boyunca ortaya çıkıyordu. Ama tutkularını yaşamak için bu zorlukların üstesinden geliyorlardı.
2000’lerin başında “Right Here in My Arms” ile tanışan bir nesil için HIM, geç kalınmış duyguların, söylenememiş cümlelerin fon müziğiydi. Onların şarkıları bir dönemi değil, bir hissi arşivliyordu.
2005’te yayımlanan “Dark Light”, HIM’in dünya çapında eş zamanlı çıkan ilk albümüydü. Tim Palmer tarafından prodüksiyonu yapılan albüm, Ville Valo’nun melodik ve gotik vizyonunu en üst noktaya taşıdı. “Vampire Heart” gibi şarkılarda, vampir mitolojisi, Valo’nun Macar-Romen kökenli aile geçmişi ve kişisel hikâyeleri birleşiyordu. Valo, bir röportajında grubun “süper kasvetli ve süper gizemli” olduğunu belirterek gotik kimliklerini özetlemişti.
2017’de HIM dağıldı. Ama onların müziğinde hep bir veda saklıydı: sessiz, kırılgan ama kaçınılmaz. Ville Valo şimdilerde daha sade projelere yönelse de, HIM’in bıraktığı boşluk hâlâ yerli yerinde. Çünkü bazı gruplar bir konserden veya albümden ibaret değildir; onlar bir çağrışım, bir hatırlayış, bazen de unutmaya çalıştığımız şeyin ta kendisidir.
HIM, belki de kalbimizin kıyısına gömdüğümüz bir aşktı. Ama o mezarın başında hâlâ biri sessizce bekliyor gibi. Elinde bir mum. Rüzgârla titreyen alevin içinden fısıltıyla duyuluyor:
“Love is a flame that can’t be tamed…”



