img

Bize Ulaşın

  • Üniversite, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü İşletme Fakültesi Kültür Kulübü Odası, 34322 Avcılar/İstanbul
  • info@kulturkulubu.com

Acının resme yansıması

Acı ve resim deyince aklımıza ilk Van Gogh gelir. Elde ettiği ün; resimde bu kadar başarılı olması yaşadığı acılarla orantılı mıydı? 1853 yılında doğan Hollandalı ressam aslında sanatla doğduğundan beri ilişkiliydi. Amcaları sanat simsarlığı yapıyordu, babası ise turuncu bir din adamıydı. Kendisinin bahsettiğinin aksine küçüklüğünde yoksulluk görmedi bu onun tercihiydi annesi aynı zamanda babası varlıklı insanlardı. Bunalımları küçük yaştan başlayıp ömür boyu devam etti .Bir süre yatılı okula gitti yalnızlık çekiyordu ve resim yapmaya o yaşlarda başlamıştı. Kara bulutlar hayatından hiç eksik olmadı ;babasının kaybı, defalarca yaşadığı kadınlarla ilişkilerindeki kalp kırıklıkları onu epey yıprattı. Dönemin doktorları ve çevredekiler ona deli dedi, birkaç kez hastaneye yatırıldı. Kontrol edemediği şiddetli sinir krizinden sonra kulağını kesti ve “self-portrait with bandaged ear” adlı otoportresini yaptı. Toplum tarafından anlaşılmadığını, yalnızlık çektiğini, depresifliğini kardeşi Theo’ya birçok mektubunda yazdı. Tüm bunları yaşarken Vincent sayısız eser üretti. Bugün hala adından çokça söz ettiren onlarca tablosu var. “The Starry Night”, “Sunflowers”, “The Night Cafe” bunlardan birkaçı.

Yazar: Betül Önen