Bu yazının konusu, Renegades ve Unsteady gibi hit şarkıların sahibi X Ambassadors grubunun en az onlar kadar özel bir başka şarkısı olacak. “Follow the Sound of My Voice”, basit bir çeviriyle “Sesimi Takip Et”.
Şarkı, grubun dördüncü stüdyo albümü olan Townie’de yer alıyor. Albümün havasını anlatmak için oradan bir diğer şarkıya uğrayıp geri dönmek iyi olacaktır. Kaybettikleri müzik hocalarının anısına yazdıkları Your Town, hocalarının güzel dilekleri ve öğütlerine yer verir. Hocaları bir gün şehrin dışına çıkıp başarılı olacaklarına dair inancını ifade ederken, yine de geldikleri yer olan Ithaca’yı, hatta onlara müziği kimin öğrettiğini hiç unutmamalarını tekrar tekrar ister onlardan. Onlar da bu isteğe cevap verircesine bu albümü yaparlar. Albüm onları büyüdükleri yerlere, onları büyüten insanlara, hatta kendi gençliklerine geri götürür. Grubun solisti ve söz yazarı Sam Harris’in aklında bu albümde grubun her üyesine birer şarkı ayırma fikri de vardır. Follow the Sound of My Voice ise en yakın dostuna, çocukluktan beri aynı sahneleri paylaştığı abisi Casey’yedir.
Sesimi takip et, buradayım
Sesimi takip et, gözyaşlarını sil
Buradayım, buradayım
Şarkı bu dizelerle başlar, sonrasındaysa ağaca takılmış bir uçurtmadan bahseder. Kucağında küçük çocuğuyla bir anne de oradadır. Annenin kulağında doktorun trajik sözleri çınlasa da onları duymazdan gelmek istemektedir, çaresizlik içinde eliyle uçurtmayı işaret eder ve farklı bir cevap beklercesine sorar: “Göremiyor musun? Ne kadar yüksekte olduğunu, ne kadar parlak olduğunu, gökyüzünde nasıl da ışıldadığını… Biraz daha denesen, yine de göremez misin?”
Sam, herkese bir şarkı yazma fikrine baştan beri sahip olsa da abisi Casey’ye de yazması gerektiğinin tam olarak farkına vardığında midesine kramplar girdiğini anlatıyor. Bunun onu çok korkuttuğunu, hem ilişkilerini tek bir şarkıya sığdırmayı denemekten hem de “odadaki büyük fil”, yani Casey’nin körlüğü hakkında açıkça konuşmak zorunda kalmaktan ne kadar çekindiğini ifade ediyor. Abisinin kör olması bir sır olmasa dahi onu veya ilişkilerini tanımlayan özelliğin bu gibi görünmesini istemediğinden, ancak bu önemli değilmiş gibi yapmanın da dürüstçe olmayacağından bahsediyor. Daha önce sayısız kez iki eli gitar ve amfilerle dolu olduğundan abisinin yürümesine sesiyle rehberlik etmek durumunda kalan Sam, belki bu durumlarda ağzından dökülmüş sıradan sözleri vurucu bir imgeye, şarkı için güçlü bir omurgaya dönüştürmüş.
“En sonunda, şarkıyı yazmaya oturduğumda işim fazlasıyla kolay oldu. Çünkü aklımda her şey ne kadar karmaşık olursa olsun, çok basit bir şey var. Birbirimizi çok seviyoruz.” Şarkının sonunda Sam, abisiyle biraz daha konuşur:
Karanlıkta sendelediğimde
Bu koca dünyada kaybolduğumda
Görünmezmiş gibi hissettiğimde
Sen hep oradasın
“Seni görüyorum” diyorsun
“Seni görüyorum”
Sesimi takip et, buradayım
Sesimi takip et, gözyaşlarını sil
Buradayım, buradayım
Bu güzel, duygusal deneyim için sizleri de Sam’in sesini takip etmeye davet ediyorum.


