img

Bize Ulaşın

  • Üniversite, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü İşletme Fakültesi Kültür Kulübü Odası, 34322 Avcılar/İstanbul
  • info@kulturkulubu.com

Anayurt Oteli

Zebercet’in dünyasında misafirliğimiz, Anayurt oteli

Yusuf Atılgan’ın ikinci romanı olan Anayurt Oteli, etrafındaki olayların Manisa’da geçtiği düşünülen konaktan çevrilme bir otelin katibi olan Zebercet’i tanıtır bize. Onun başından geçenleri anlatır; hem gerçek anlamıyla hem de mecazi. Ki onun başında geçer, kitabın en somut kısımları dahi.

Zebercet, oldukça değerli bir taş anlamında ama bir o kadar değersiz bir adam taşıyor bu adı. Değer gördüğünü düşündürten 2-3 an vardır koca kitapta; ama Zebercet’e değil bize düşündürten zira o aşağılanmaktan başka bir hisse tanıdık değildir, değer hissini tanıyamaz görse bile.

Kendisi gibi otelde yaşayan ortalıkçı kadının “Kaçamak yaptım, yer misin?” teklifi bu anlardan biridir örneğin. Çok sonradan mutfakta tencerede o kaçamağı gördüğü anda iğrenir, bacakları titrer ama bilinmez kendinden mi o yemekten mi.

Horoz dövüşü izlemeye gittiğinde tanıştığı gencin sinema teklifi ise bir diğer andır. Gencin ne düşündüğünü tam bilemesek de Zebercet gence yakınlaşmak için adım attığında onun başkarakterimize karşı tepkisiz tutumundan Zebercet’in bu teklifi de yanlış yorumladığı kanısına varabiliriz.

Zebercet’i delirtenin yalnızlık olduğunu düşünmüş birçok okur. Ben ise bu öğenin yalnızlık değil sonsuz özgürlük olduğunu düşünüyorum. Ortalıkçı kadına ilk tecavüz edişinde önce çatımın altında bir kadın var diye düşünür ve yapabildiği için tecavüz eder ona. Çoğu eylemi yapabildiği için yapması gibi.

Bu hür irade sadece varlığında değil en küçük yokluğunda da zarar verir Zebercet’e. Emekli subay salonda oturduğunda bile rahatsız olur biraz olsun kısıtlanmaktan. Zamanla Zebercet için misafirler tarafından kısıtlanabilir bir irade yeterli gelmez. Otele kimseyi almamaya başlar; sonralarda ise ortalıkçı kadın ve kediden kurtulur, otelde kalan son iki canlı.

Zebercet kendi yaşamından vazgeçmeye yaklaştıkça ilgisi konağın misafirlerinden ve kasabalılardan çoktan vefat etmiş olan eski konak sahiplerine kayar. Bize bahseder onlardan annesinin anlattıklarından ikinci bir dille. Yani bu ilgi yaşayanlardan ölülere kayar. Zebercet ne ölüdür ne diri bu süreçte.

Arttıkça başkarakterimizi insanlıktan uzaklaştıran bu özgürlüğü ve sonsuz hür iradesi onu ipe götürmekle kalmamış, intihar etmek için kararsız kaldığı anda dayanılmaz hale gelerek ona hışımla ayağının altındakini ittirmişti; artık kurtulmuştu kendi zihninden, ihtimallerden.

Yazar: Sıla Kızıl