Ruhumuzu besleyen yegâne şeydir müzik. Kulaklıklarımızı takar ve çevreden soyutlanırız. Kulağımıza akan notalar oldukça kendi dünyalarımızda yaşarız. Bir şarkının melodi ve sözlerini aynı duysak bile her birimizde uyandırdığı duygular da başkadır. Ne zaman bir melodide bizimle aynı duyguyu yaşayan birini tanısak daha görünür hissederiz hayatta. Müzik bizi böyle mucizevi bir şekilde birleştirir.
Türk müzik dünyasındaysa yalanlarla ve karanlıklarla dolu dünyamızda bizi dost gibi karşılayan bir albüm var: Mor ve Ötesi’nin Dünya Yalan Söylüyor albümü.
2004 yılının nisan ayında hayatlarımıza giren bu albüm, 10 şarkıdan oluşuyor. Toplumsal eleştiriler ve içsel çatışmaların harmanlandığı bu albüm, şarkılarında zıt kavramları karşı karşıya getiriyor. Gerçek ve yalan, düzeni kabullenme ve ona karşı çıkma gibi şarkılarda bir çatışma mevcut. Her bir şarkıda çatışma alanına dönmüş zihnimizin izlerini buluyoruz.
Albümün ilk şarkısı Yardım Et isimli bir şarkı. Albüm bir yardım çağrısıyla başlıyor yani. Hayatın kendisine karşı hissedilen sitem ve “Elimden başka ne gelir?” düşüncesiyle açıyoruz albümü. Şarkılar ilerledikçe değişen metaforlar, hisler ve duyguları görüyoruz. Kimi zaman geliyor, kendimizi Cambaz dinlerken bir toplumsal eleştirinin içinde buluyoruz. Kimi zaman Bir Derdim Var şarkısının notaları içinde anlaşılmayan ruhumuzu avutmaya çalışıyoruz. Her bir duyguyu en derinimizde hissettirecek melodileri olan bu şarkılar ilerledikçe kendi iç dünyamıza yolculuğa çıkıyoruz.
Albüm kapanışını Uyan şarkısıyla yapıyor. Şarkılar ilerledikçe hayatta yanlış bir şeylerin olduğunu fark ediyoruz. Albüm ise son bir darbeyle “uyan” diyor bizlere. Dünyanın yalanlarının sadece söylenen sözlerden ibaret olmadığını, insanların yaşadıkları gerçeklikleri sorgulamadan kabullenmelerinin de bir yalan olduğunu ve uyanmamız gerektiğini söylüyor.
Gerçeğin ne olduğunu bile bilemediğimiz bu yalancı dünyadan, söylenen yalanlardan bizi uyandıran melodileriyle bir yoldaş olan albüm, zaman ne kadar ilerlese de kulaklıklarımızdan bizlere eşlik etmeye devam ediyor.
Ve bazen hayattaki yalanlardan uyanmak bir şarkı sözü kadar yakınımızda oluyor.
“Uyan artık, uyan
Uyan dostum, uyan
Uyan artık, uyan
Karanlık uykundan
Sadece renkler vardı, sonra kayboldu onlar da.
Biz nefes alamadan
Ah, bu hayat anlamsız bir şaka
Herkes bunun farkında.”


