DSCF1073CANBERK

Elif Çağlar| Pazar Sohbetleri

Caz ve müzik üzerine oldukça başarılı bir müzisyen ve sanatçısınız. Caz ile tanışma hikâyeniz nedir? Siz Caz müziği değil, caz müzik sizi seçti diyebilir miyiz? 🙂 

Çocukken babamın eve getirdiği karışık bir Swing Cd’si ilk resmi tanışmamdır. Film sahnelerinden belki de âşina olduğum müzikleri Cd çalarımdan defalarca dinlemek, benim için odamdan bambaşka hayal âlemlerine geçmek demekti. Bu sevgiyle Nina Simone’lar, Ella Fitzgerald’ ların olduğu bir dünyayı da, dinlediğim farklı birçok müziğin yanına kattım. Lise bitince müzik okuyacağım kesindi artık, ilk kez caz bölümü açıldığını duyduğum anda da rotam doğal olarak belli idi. Birbirimizi seçtik diyebiliriz yani cazla 🙂

 

 

Ali Perret, Aydın Esen ve Ricky Ford gibi başarılı sanatçılardan birçok şey öğrenme fırsatınız oldu. Tüm eğitim hayatınızı ele alırsak bu süreçte sizi çok etkileyen, bakış açınızı değiştiren bir olay ya da kişi var mı? Bizimle paylaşabilir misiniz?

Bütün öğretmenlerime de, sahne paylaştığım veya hayranlıkla dinlediğim müzisyenlere de minnet doluyum; çünkü herkesten bambaşka şeyler öğrendim. Konuyu biraz daha daraltıp enstrümanım olan ses açısından bakarsak, Nükhet Ruacan, Randy Esen ve Sheila Jordan derim. Hepsi şarkı söylemenin katmanlarını, yorumcu olarak sürekli keşfetmenin ve doğaçlamanın farklı yönlerini gösterdiler.

 

 

Albümlerinizde ünlü caz sanatçılarıyla çalışmayı ihmal etmediğinizi söyleyebiliriz. Kendiniz dışında bir müzisyenle çalışmak nasıl bir tecrübe? Fikir ayrılığı yaşadığınız durumlar oluyor mu? Oluyorsa bu durumlarda neler yapıyorsunuz?

Harika bir tecrübe. Fikir ayrılığı değil de yaklaşım farklılıklarından dolayı birbirimizin tam olarak ne istediği konusunda net olmaya çalıştığımız anlar oluyor. Albümlerimde aranjör de olduğum için, temel hatlarıyla duymak istediğim parça trafiği veya hisler gibi birçok noktayı notalara döküyorum; ama her zaman açık noktalar bırakırım. Bu kısımlarda ve uygun gördükleri herhangi bir kısımda, müzisyen arkadaşlarımın inisiyatifi benim için çok önemlidir. Bazen hiç yazılı olmayan yeni bir fikir geldiyse birimizin aklına, hemen denenir ve zaten güzel olup olmadığı konusunda topluca karar verilir. Albüm kaydında en sevdiğim şeylerdendir bu, herkesin kendi sesini/sound’unu bir şekilde göstermesi…

 

 

Yurtiçi ve yurtdışında birçok festivalde yer aldınız. Bunların arasından sizin için en unutulmazı hangisiydi?

Bütün festival sahneleri çok kıymetli ve neredeyse hepsinden çok özel anılarla dönüyoruz. Bu soru her sorulduğunda farklı bir festivaldeki bir âna dönebilirim aslında. Meselâ şu anda aklıma gelen, Slovakya‘da Bratislava Caz Festivali’nde kocaman bir kapalı alanda binlerce kişinin “bis” yapmamız için ayağa kalkması inanılmaz mutlu hissettirmişti. Bir gece önce aynı festivalde Dianne Reeves konserinde dinleyiciydim ve seyircinin arasında ben de onun “bis” yapması için gözlerim heyecandan (ve güzel müzikten) dolmuş, çılgınca alkışlıyordum. Sahnede birden o âna ışınlandım ve her şey gerçek üstü geldi bir süreliğine 🙂

 

 

Zaman zaman içimize kapandığımız veya herhangi bir motivasyon bulamadığımız süreçlerden geçebiliyoruz. Siz hiç böyle bir süreçten geçtiniz mi? Geçtiyseniz sanatınız bu süreçten nasıl etkilendi? Bu süreçle nasıl başa çıktınız?

Tabii, hepimiz insanız ve geçtiğimiz tüm süreçlere sarılmamız gerektiğini düşünüyorum. Eğer içimden hiçbir şey yapmak gelmezse, hiçbir şey yapmam ve bunun için kendime kızmam ya da kötü hissetmem. Bazı dönemler sadece sessizlik isterler. Zaten sorgulamadan buna izin verdiğim zaman, yeniden fikirler, sesler duymaya başlarım. Yani bu süreçle yine aslında müzik terapisi, sevgisi sayesinde başa çıkarım genelde. Müziğim de bu dönemlerden üretkenlik ve çeşitlilik açısından da bence olumlu etkilenir nihayetinde.

 

 

Bir sanatçı olarak ilham aldığınız veya motivasyon bulduğunuz kişiler veya şeyler var mı? 

Her zaman başka sanatçılardan, diğer sanatlardan veya hayata dair birçok bambaşka olaydan, detaydan -ki buna sadece kişiler değil; objeler de dâhil- ilham aldım. Ama motivasyon konusunda dönüp dolaşıp en fazla güç aldığım anlar, daha önceki bir sorunuzda da değindiğim öğretmenlerimden geldi. Mesela bir vokalist olarak çıkmaza girdiysem, Sheila Jordan, Randy Esen ve Nükhet Ruacan’dan duyduğum bir şey hemen beliriverir. Yaratıcılık ve cesaret konusunda Lawrence Butch Morris’in hem Türkiye, hem Amerika’daki yıllarımda verdiği tavsiyeler, çoğu önemli adımım için temel vermiştir bana, bunu seneler geçtikçe daha da net görüyorum ve şükran duyuyorum böyle daha nice kıymetli müzisyen ve öğretmenlerle hayatlarımız kesiştiği için.

 

 

Yeni klasikleşmiş bir soruyla bitirelim o halde. Kimileri için üretken kimileri içinse kurak geçen pandemi süreci sizin için nasıl bir süreç oldu?

Pandemi sürecinde uzun zamandır aklımda olan fakat zaman bulamadığım için ilgilenemediğim fikirlerle baş başa kalma imkânım oldu. Bazılarını kaydedip paylaştım, bazıları da yolda. Yani birikmiş düşüncelerin yoğunluğu o evlerden çıkamadığımız dönemi üretken geçirmemi sağladı. Kurak haftalar da girdi araya, o zaman da daha önce anlattığım gibi hiçbir şey yazmamaya izin verdim. Sonucunda da hep çok şükür ki yeni ışıklar yandı.

 

Çok teşekkür ediyorum sorular için 🙂 Sevgilerle.

 

 

Hesabında paylaş

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email
X